PEYGAMBERİMİZİN KISA ÖĞÜTLERİNDEN BAZILARI

hadis2

PEYGAMBERİMİZİN KISA ÖĞÜTLERİNDEN BAZILARI

 “Hikmetin başı Allah korkusudur”.

رَاْس ُ الْحِكْمَةِ  مَخَافَةُ اللهِ

“Allah rıfk sahibidir ve her işte yumuşak olanları sever”.

اِنَّ اللهَ رَفِيقٌ يُحِبُّ الّرِفْقَ

“Allah güzeldir, güzel olanları sever”.

اِنَّ اللهَ جَمِيلٌ يُحِبُّ الْجَمَالَ

“İnsanlara teşekkür etmeyen kimse, Allah’a da teşekkür etmez”.

مَنْ لَمْ يَشْكُرِ النَّاسَ لَمْ يَشْكُرِاللهَ

“Nerede olursan ol, Allah’tan kork”.

اِتَّقِ اللهَ حَيْثُمَا كُنْتَ

“İmanca müminlerin en olgunu, ahlâkı en güzel olandır”.

اِن َّ مِنْ  اَكْمَلِ اْلمُؤْمِنِينَ  إِيمَاناً  اَحْسَنَهُم ْ خُلُقاً

“Haya imandandır”.

اَلْحَيَاءُ  مِنَ  اْلإِيمَانِ

“Muhakkak ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim”.

اِنَّمَا  بُعِثْت ُ لأُِتَمِّمَ  مَكَارِمَ  ا ْلأَخْلاَقِ

“(Hz. Peygambere sordular) En faziletli amel hangisidir? Güzel ahlaktır (Buyurdu)”.

اَيُّ   ْلأَعْمَال ِ اَفْضَلُ ؟ قَالَ: حُسْنُ  الْخُلُقِ

“Kıyamet günü müminin mizanında (terazisinde) güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz”.

مَا  مِنْ  شَيْئٍ  اَثْقَلَ  فىِ الْمِيزَانِ  مِنْ  حُسْنِ  الْخُلُقِ

“Her iyilik sadakadır”.

كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ

“Yarım hurma (tasadduk etmek) suretiyle de olsa Cehennem ateşinden korununuz”.

اِتَّقُوا  النَّارَ  وَلَوْ  بِشِقِّ  تَمْرَةٍ

“İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır”.

خَيْرُ النَّاسِ مَنْ يَنْفَعُ النَّاسَ

“Sadaka maldan bir şey eksiltmez”.

مَا  نَقَصَتْ  صَدَقَةٌ  مِنْ  مَالٍ

 “Ömrü ancak yapılan iyilikler uzatabilir“.

لاَ يَزِيدُ فِى الْعُمْرِ اِلاَّ الْبِرُّ

“Ya hayır söyle, yahut sus”.

قُلِ الْخَيْرَ اَوْ لِيَصْمُتْ

“Güzel (hoş) söz sadakadır”.

كَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ صَدَقَةٌ

“Aleyhine bile olsa doğruyu söyle”.

قُلِ الْحَقَّ وَلَوْ عَلَى نَفْسِكَ

 “Yalanla iman bir kalpte birleşmez”.

اَلْكَذِبُ  وَاْلإيِمانُ  لاَ يَجْتَمِعَان ِ فِي  قَلْبِ  مُؤْمِنٍ

“Söz vermek borçlanmak demektir”.

اَلْوَعْدُ  كَالدَّيْنِ

“Söz taşıyan (kovcu) Cennete giremez”.

لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ  نَمَّامٌ

“Bizi aldatan bizden değildir”.

مَن ْ غَشَّنَا  فَلَيْسَ  مِنّاَ

“Selâm kelâmdan öncedir”.

اَلسَّلاَمُ  قَبْل َ الْكَلاَمِ

“Selâmı aranızda yayın”.

اَفْشُوا  السَّلاَم َ بَيْنَكُمْ

“Allah cömerttir cömert olanları sever”.

اِنَّ اللهَ  جُودٌ  يُحِبُّ  الْجَوَادَ

“Az ye hasta olma”.

كُلْ  قَلِيلاً وَل اَ تَكُنْ  عَلِيلاً 

“Allah’ı anmak kalplere şifadır”.

ذِكْرُ اللهِ  شِفَاءُ  الْقُلُوبِ

“Sarhoşluk veren her şey haramdır”.

كُل ُّ مُسْكِرٍ  حَرَامٌ

“Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır”.

مَا  أَسْكَرَ  كَثِيرُهُ  فَقَلِيلُهُ  حَرَامٌ

“İslâm’da ruhbanlık yoktur“.

لاَ رُهْبَانِيَةَ  فِى اْلاِسْلاَمِ

“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz“.

حَاسِبُوا  اَنْفُسَكُمْ  قَبْلَ  اَنْ  تُحَاسَبُوا

“Alimler peygamberlerin varisleridir”.

اَلْعُلَمَاء ُ وَرَثَةُ  اْلاَنْبِيَاءِ

“Dünya âhiretin tarlasıdır“.

اَلدُّنْيَا  مَزْرَعَةُ  اْلاَخِرَةِ

“Şüpheli şeylerden kaçının“.

اِتَّقِ  مِنْ  الشُّبُهَاتِ

“İki günü eşit olan zarardadır”.

مَنْ اِسْتَوَى  يَوْمَاهُ  فَهُوَ  مَغْبُونٌ

“Kim bir topluluğa benzerse o da onlardandır”.

مَنْ  تَشَبَّهَ  بِقَوْمٍ  فَهُوَ  مِنْهُمْ

“Kişi kıyamette sevdiği ile beraberdir”.

اَلْمَرْءُ  يُحْشَرُ  مَعَ  مَنْ  اَحَبَّ

“Sabreden zafere ulaşır”.

مَنْ  صَبَرَ  ظَفِرَ

“Dua ibadetin ta kendisidir”.

اَلدُّعَاءُ  هُوَ  الْعِبَادَةُ

“Dua ibadetin iliğidir”.

اَلدُّعَاءُ  مُخُّ  الْعِبَادَةِ

“Allah duada ısrarcı olanları sever“.

اِنَّ اللهَ  يُحِبُّ  الْمُلِحِّيِنَ  فيِ  الدُّعَاءِ

“Gerçek mücahit, kendi nefsi ile savaşandır”.

اَلْمُجَاهِدُ  مَنْ  جَاهَد َ نَفْسَهُ

“Ayrılıkçı olan bizden değildir”.

مَنْ  فَرَّق َ فَلَيْسَ  مِنَّا

“Rüşveti alanda, veren de Cehennemdedir”.

اَلرا َّشِى  وَالْمُرْتَشِى  فِى  النَّارِ

“Oruç tutun sıhhat bulursunuz”.

صُمُوا  تَصِحُّوا

“Seyahat edin, sıhhat bulursunuz”.

سِيرُوا  تَصِحُّوا

 “Hak üstündür, ondan daha üstün bir şey yoktur”.

اَلْحَق ُّ يَعْلُو  وَ لاَ يُعْلى  عَلَيْهِ

“Cennet analarını ayakları altındadır”.

اَلْجَنَّة ُ تَحْتَ  اَقْدَامِ  اْلأُمَّهَاتِ

“Allah için tevazu gösterenleri, Allah yükseltir, yüceltir”.

مَنْ  تَوَاضَعَ  لِلهِ  رَفَعَهُ  اللهُ

“Biriniz öfkelenirse (hiddetlenirse) abdest alsın”.

فَإِذَا  غَضِبَ  اَحَدُكُمْ  فَلْيَتَوَضَّأْ

“Merhamet etmeyene merhamet edilmez”.

مَنْ  لاَ  يَرْحَمُ  لاَ  يُرْحَمُ

“Yetimin ağlamasından arş titrer”.

يَهْتَزُّ  الْعَرْشُ  مِنْ  بُكَاءِ  الْيَتِيمِ

“Ben ve yetimi gözeten kimse, Cennette şu iki parmak gibiyiz”.

اَنَا  وَكَافِلُ  الْيَتِيمِ  كَهَاتَيْنِ  فِى  الْجَنَّةِ

“Sizin en hayırlınız, kadınlara en iyi davranandır”.

وَ خِيَارُكُم  خِيَارُكُمْ  لِنِسَائِهِمْ

“Teyze anne yerindedir (makamındadır)“.

اَلْخَالَةُ  بِمَنْزِلَةِ  اْلأُمِّ

“Amca baba yerindedir (baba gibidir)”.

اَلْعَمُّ  بِمَقَامِ  اْلاَبِ

 “Siz nasıl iseniz başınıza öylesi gelir”.

كَمَا  تَكُونُوا   يُوَلَّى  عَلَيْكُمْ

“Sizin en hayırlınız, Kur’anı öğrenen ve öğretendir“.

خَيْرُكُمْ   مَنْ  تَعَلَّمَ  اْلقُرْان َ وَعَلَّمَهُ

“Namaz dinin direğidir”.

اَلصَّلاَةُ  عِمَادُ  الدِّينِ

 “Namaz müminin miracıdır”.

اَلصَّلآةُ  مِعْرَاجُ  الْمُؤْمِنِ

“Vatan sevgisi imandandır”.

حُبُّ  الْوَطَن ِ مِنْ  الإْيمَانِ

“İstişare eden pişman olmaz”.

مَا  نَدِمَ  مَنْ  اِسْتَشَارَ

“Kavmin efendisi, onlara hizmet edendir”.

سَيِّدُ  الْقَوْمِ  خَادِمُهُمْ

“Toplulukta rahmet, ayrılıkta azap vardır”.

اَلْجَمَاعَةُ  رَحْمَة ٌ وَالْفِْْرقَة ُ عَذَابٌ

“Cennet anaların ayakları altındadır”.

اَلْجَنَّةُ  تَحْتَ  اَقْدَامِ  ْلأُمَّهَاتِ

 “Sabır imanın yarısıdır”.

اَلصَّبْرُ  نِصْف ُ اْلإِيمَانِ

“Kanaat tükenmez bir hazinedir”.

اَلْقَنَاعَةُ  كَنْزٌ  لاَ  يَنْفَدُ

“Ameller niyetlere göredir”.

اِنَّمَا  اْلأَعْمَالُ  بِا لنِّيَّاتِ

“Temizlik imandandır”.

اَلنَّظَافَةُ  مِنَ  اْلإِيمَانِ

 “Hayra vasıta olan yapan gibidir”.

اَلدَّالُّ  عَلَي  الْخَيْر ِ كَفَاعِلِهِ

“Ümmetimin en şereflileri hafız olanlardır”.

اَشْرَافُ  ا ُمَّتِى حَمَلَةُ  الْقُرْانِ

“Doğruluğa yapışın (ondan ayrılmayın) çünkü doğruluk iyiliğe götürür. Doğru ve iyilik sahibi ise Cennettedir”.

عَلَيْكُمْ  بِالصّدْقِ  فَإِنَّهُ  يَهْدِى  إِلَى  الْبِرِّ  وَهُمَا  فِى  الْجَنَّةِ

“Sadaka Allah’ın öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder”.

اَلصَّدَقَةُ  تُطْفِئُ  غَضَبَ  الرَّبِّ  وَتَدْفَعُ  مِيتَةَ  السُّوءِ

“İlim öğrenmek, kadın erkek her Müslüman’a farzdır”.

طَلَبُ  الْعِلْمِ  فَرِيضَةٌ  عَلَى  كُلِّ  مُسْلِمٍ  وَ مُسْلِمَةٍ

“Kişi kendisi için neyi seviyorsa, kardeşi için de onu sevmedikçe mümin olamaz”.

لاَ  يُوءْ مِنُ  اَحَدُكُمِ  حَتَى  يُحِبَّ  لاَِخِيه ِ مَا يُحِبُّ  لِنَفْسِهِ

 “Her kim kötü bir adet çıkarırsa, ona hem onun günahı, hem de onu işleyenlerin günahı vardır (yazılır)”.

مَنْ سَنَّ  سُنَّةً  سَيِّئَةً  فَلَهُ  وِزْرُهَا  وَوِزْرُ  مَن ْ عَمِلَ  بِهَا

“Kolaylaştırınız zorlaştırmayanız, müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz”.

يَسِّرُا  وَلاَ  تُعَسِّرُوا  بَشِّرُوا  وَلاَ  تُنَفِّرُوا

“Kalbinde hardal tanesi kadar kibir olan kişi Cennete giremez”.

لاَ يَدْخُلُ  الْجَنَّة َ مَن ْ فِى  قَلْبِهِ  خَرْدَلَةٌ  مِنْ  كِبْرٍ

“Siz malda (dünyalıklarda), yaratılışta (güzellik-çirkinlik) ve evlâtta (çoluk-çocuğun az veya çok olması hususunda) kendisinden üstün olanlara değil, kendisinden aşağı olanlara baksın”.

اِذَا  نَظَرَ  أَحَدَكُمْ  إِلَى  مَنْ  فُضِّلَ  عَلَيْهِ  فِى  الْمَالِ  وَالْخَلْقِ  فَلْيَنْظُرْ  إِلَى مَن ْ هُوَ  اَسْفَلَ  مِنْهُ

“Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu vakit yalan söyler; verdiği sözde durmaz, kendisine emniyet edildiğinde hıyanet eder”.

ايَةُ الْمُنَافِقِ ثَلاث ٌ: إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ،  وَإِذَ  وَعَدَ اَخْلَفَ،  وَإِذَاؤْتُمِنَ خَانَ

“Ateşin odunu yakıp yediği gibi, haset de iyilikleri yer (yok eder)”.

اِن َّ الْحَسَدَ  لَيَأْكُلُ  الْحَسَنَاتِ  كَمَا  تَأْكُلُ  النَّارُ  الْحَطَبَ

“Gerçek zenginlik mal çokluğu ile değil, asıl zenginlik gönül zenginliğidir”.

لَيْسَ  الْغِنَى  عَنْ  كَثْرَةِ  الْعَرَضِ  وَلكِنَّ  الْغِنى  غِنَى  النَّفْسِ

“Allah’ın rızası (memnuniyeti) anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın gazabı (kızgınlığı) anne ve babanın kızgınlığındadır”.

رِضَا الرَّبَّ  فِى  رِضا  الْوَالِدِ  وَسُخْطُ  الرَّبَّ  فِى  سُخْطِ  الْوَالِدِ

“Kim insanların arasını düzeltirse, Allahü Teâlâ onun işini düzeltir”.

مَنْ  اَصْلَحَ  بَيْنَ  النَّاسِ  اَصْلَحَ  اللهُ  اَمْرَهُ

“İyiliklerin en güzeli, evlâdın, baba dostlarının aile efradına ilgi göstermesidir”.

إِنَّ  اَبَرَّ  الْبِرِّ  صِلَةُ  الْوَلَدِ  اَهَلَ  وُدِّ  اَبِيهِ

“Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen, anne ve babasına iyilik ve ikramda bulunsun ve akrabalarını ziyaret etsin”.

مَنْ سَرَّهُ  اَنْ يُمَدَّ  لَهُ فِى عُمْرِهِ وَيُزَادَ فِى رِزْقِهِ فَلْيَبَرَّ وَالِدَيْهِ  وَلْيَصِلْ  رَحِمَهُ

“Üç kişinin duası mutlaka kabul olur:

1-Mazlumun duası, 2-Misafirin duası, 3-Anne ve babanın evladına olan duaları”.

ثَلاَثُ  دَعَوَاتٍ مُسْتَجَابَاتٌ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ: دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ، وَدَعْوَةُ  الْوَالِدِ  عَلَى وَلَدِهِ

“Allah’a ve âhiret gününe inan kimse, komşusuna eziyet etmesin”.

مَنْ كَان َ يُؤْمِنُ  بِاللهِ  وَ الْيَوْمِ  الآخِرِ  فَلاَ  يُؤْذِى  جَارَهُ

“Sıla-ı rahim etmeyen (yakınları ile ilgi ve alakasını kesen) kişi Cennete giremez”.

لاَ  يَدْخُلُ  الْجَنَّةَ  قَاطِعُ  رَحِمٍ

“Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa misafirine ikram etsin”.

مَنْ  كَانَ  يُؤْمِنُ  بِاللهِ  وَالْيَوْمِ  اْلآخِرِ  فَلْيُكْرِمْ  ضَيْفَهُ

 “Müslümanların en faziletlisi, elinden ve dilinden Müslümanların emin olduğu kişidir”.

مَنْ  سَلِمَ  الْمُسْلِمُونَ  مِنْ  لِسَانِهِ  وَيَدِهِ

“(Bir şey yerken) besmele çek, önünden ye ve sağ elinle ye”.

سَمِّ  اللهَ  وَ كُلْ  بِيَمِينِكَ  وَ كُلْ  مِمَّا  يَلِيكَ

“Hepiniz çobansınız; hepiniz elinizin altındakilerden mesulsünüz”.

كُلُّكُمْ  رَاعٍ  وَ كُلُّكُمْ  مَسْؤُلٌ  عَنْ  رَعِيَّتِهِ

“Emanete hıyanet edildi mi kıyameti bekle”.

إِذَا  ضُيِّعَتِ  اْلأَمَانَةُ  فاَنْتَظِرِ  السَّاعَةَ

 “İşler (mevkiler, makamlar…) ehil olmayanlara verildiği zaman kıyamete bekle”.

اِذَا  وُسِّدَ  اْلاَمْرُ  اِلَى  غَيْرِ  اَهْلِهِ  فَانْتَظِرِ السَّعَةَ

“Kim dünyada Müslüman kardeşinin ayıbına örterse, Allah da âhirette onun ayıbını gizleyip kapatır”.

مَنْ  سَتَرَ  مُسْلِمًا  سَتَرَهُ  اللهُ  يَوْمَ  الْقِيَامَةِ

“Biriniz işini sağlan ve itinalı yaptığı zaman Allah buna memnun olur”.

اِنَّ  اللهَ  تَعَالَى  يُحِبُّ  اِذَا  عَمِلَ  اَحَدُكُمْ  عَمَلاً  اَنْ  يُتْقِنَهُ

“İşçinin ücretini alın teri kurumadan ödeyiniz”.

اَعْطُوا  اْلاَجِيرَ  اَجْرَهُ  قَبْلَ  اَنْ  يَجِفُّ  عَرَقُهُ

 “Gerçek mümin dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir”.

مَنْ  سَلِمَ  الْمُسْلِمُونَ  مِنْ  لِسَانِهِ  وَ يَدِهِ

“İnsan arkadaşının gidişatına göre tavır alır; bu sebeple her biriniz arkadaş olacağı kimseye dikkat etsin ve iyi seçsin”.

اَلرَّجُلُ  عَلىَ  دِينِ  خَلِيلِهِ،  فَلْيَنْظُرْ  اَحَدُكُمْ  مَنْ  يُخَالِلُ

“En faziletli en üstün sadaka, Müslüman kişinin ilim örenmesi, sonra da Müslüman kardeşine öğretmesidir”.

اَفْضَلُ  الصَّدَقَةِ  اَنْ يَتَعَلَّمَ  الْمَرْءُ  الْمُسْلِمُ  عِلْمًا  ثُمَّ  يُعَلِّمَهُ  اَخَاهُ  الْمُسْلِمَ

İletişim Bilgileri

Yetkili Kişi
Şahin Balaban - Dernek Başkanı
Adres
Dere Mh. Tepehan Sk. No:17/2 Meram/Konya
Telefon DERNEK TELEFONU:0332 328 54 10 ------- Dernek Başkanı Gsm:05362295333 Fax KURS TELEFONU: 0332 328 50 18 E-mail sahinbalaban@hotmail.com
Mart 2016
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
102669